İasmos Belediyesi’ndeki kurumsal “sessizlik” ve terk edilmişlik görüntüsü yeni bir olgu değil; gazetecilik araştırmalarıyla ortaya çıkan bir dizi ifşanın doruk noktasını oluşturuyor. Dimitris Kapetanakis’in haberinde vurguladığı gibi, bugün yaşananlar geçmişte gün yüzüne çıkarılmış ağır bir olaylar zincirine ekleniyor.
İfşaların başlangıcı
Her şey, “Apokalipseis” (İfşalar) adlı programın ortaya çıkardığı araştırmayla başladı. Bu araştırma, İasmos’ta bulunan gayriresmî bir hayvan mezarlığının ürkütücü manzarasını gözler önüne serdi. Onlarca koyunun yasa dışı şekilde gömülmesi ve hayvanların öldürülmesine ilişkin vakaları içeren bu ifşa, Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı’nın kurumsal müdahalesini tetikledi ve dosya yargıya sevk edildi.
RodopiPress tarafından sürdürülen araştırma
Bugün araştırma yeni bulgularla devam ediyor. Nikos Arvanitis’in RodopiPress için gerçekleştirdiği yerinde incelemeler ve fotoğrafik belgelemeler, idari kayıtsızlığın tekrar eden bir modelini ortaya koyuyor:
-
Ambrosia Terfi İstasyonu: Ciddi halk sağlığı riskleri barındıran, teknik açıdan çökmüş bir altyapı ve suyun klorlanmasına ilişkin şüpheli uygulamalar.
-
Kompsatos’ta çevre suçu: Yasa dışı kum alımı ve kontrolsüz asbest (eternit) atıkları; uzun vadede kamu sağlığını tehdit ediyor.
-
Halk sağlığı tehdidi: Yerleşim alanı içinde, mezarlıklara çok yakın mesafede bulunan yasa dışı çöplükler.
Gazeteciliğin görevi kayıt altına almak ve denetlemektir. Kayıtsızlık bir hukuk meselesine dönüştüğünde, hesap verebilirlik artık kaçınılmaz bir sorumluluk haline gelir.
Dimitris Kapetanakis’in ayrıntılı araştırmasını ana kaynaktan okuyun:
eReportaz: İasmos Belediyesi’nde neler oluyor





