İskeçe’deki Konsolosluk güdümlü medyanın ekranları “samimi görüşme” fotoğraflarıyla dolup taşarken, sahadaki gerçekler sözde müftülüğün paralel yapısı için acı bir hakikati ortaya koyuyor: Sofulu ve Meriç’in Bektaşi köyleri, Mustafa Trampa ve ekibi için artık birer «yasaklı bölge» haline gelmiş durumda. Yunan Trakya genelinde, dini ve toplumsal huzuru hedef alan bu yapının gerçek yüzü artık daha net görülüyor.
Ruşenler Köyü’ne Neden Adım Atamıyorlar?
Kendini “Danışma Kurulu Başkanı” olarak adlandıran şahıs, Sofulu bölgesine yapacağı bir ziyaretin, inananlar tarafından alay konusu edileceğini, hatta öfkeli bir tepkiyle karşılaşacağını gayet iyi biliyor. Bu çekincenin arkasında yatan temel nedenler ise şunlar:
-
Kurumsal Yenilgi: Bektaşilerin 1 Ağustos 2025 tarihinde resmen “Dini Tüzel Kişilik” olarak tanınmasıyla birlikte, toplum kendi hukuki ve dini koruma kalkanına kavuştu. Artık Yunan Devleti tarafından kurumsal olarak özerk bir şekilde yönetilen bu toplumda, Trampa ve “Danışma Kurulu”nun hiçbir rolü, yetkisi ve karşılığı bulunmuyor.
-
Geleneklere Bağlılık: Mesimeri (Müsellim), Goniko (Gökçepınar) ve Roussa (Ruşenler) sakinleri, kutsal mekânlarının siyasi emellere alet edilmesine izin vermeyeceklerini daha önce kanıtladılar. Sözde müftülük çevrelerinin halkın ortak yemeğini (lokmasını) küçümsemesi, kolektif hafızaya bir hakaret olarak kazınmış durumda.
Bektaşi Tabanı Onları Neden Reddediyor?
-
Kimlik Dayatması: Bektaşi toplumu, Trampa’nın dayatmaya çalıştığı “Sünnileştirme” politikasını reddediyor. Ağustos 2025’ten bu yana hukuki güvence altına alınan dini özerklik, sözde müftülüğün Neo-Osmanlıcı anlatısıyla taban tabana zıt düşüyor.
-
Geleneklerin Tahkir Edilmesi: 2025 Kurban törenlerinde halkla aynı sofraya oturmayı reddeden “tayinli” yapı, halk nezdinde “istenmeyen” ilan edildi.
«Özel» Ziyaretlerin Perde Arkası
Resmi olarak bölgede varlık gösteremeyen yapı, sistemle bağlantılı bazı marjinal figürleri kullanarak, bu kişilerin İskeçe’de Trampa’yı özel olarak ziyaret etmesini sağlıyor. Bu görüşmeler, sanki Tekke liderlerinin kurumsal birer ziyaretiymiş gibi servis edilerek Yunan Trakya kamuoyu yanıltılmaya çalışılıyor.
Oysa gerçekte, çoğunluğun ruhundan kopuk bir avuç insan, çökmekte olan bir yapıya “birlik ve beraberlik” süsü vermeye çalışıyor.
Yalan Haber (Fake News) Endüstrisi
İskeçe’deki son buluşma, dezenformasyon buzdağının sadece görünen kısmıdır. Plan oldukça basit işliyor:
-
Kurgu: İskeçe’de bir fotoğraf karesi çekilir.
-
Saptırma: Toplantı, “Bektaşilerin temsiliyeti” olarak sunulur.
-
Gizleme: Trampa ve Şerif’in Sofulu’daki gerçek bir Kurban etkinliğinde, halkın tepkisi nedeniyle beş dakika bile duramayacakları gerçeği gizlenir.
Sonuç
Sözde müftülüğün paralel yapısı, dijital görüntüler ve kurgulanmış el sıkışmalarıyla hayatta kalmaya çalışıyor. Oysa Bektaşilerin kalbinde inananlar, gerçek dostlarıyla —yani Yunan Devleti’nin kurumsal temsilcileri ve yerel belediye başkanlarıyla— bir arada olmaya devam ediyor. Yunan Trakya’nın toplumsal huzuru ve karşılıklı saygı kültürü, bu tür dış müdahalelere kapısını kapatmış durumda. Ve bu gerçeği hiçbir “yalan haber” gizleyemez.





