Miki’de (Mustafçova) düzenlenen son iftar yemeğine (24/2) dair sosyal medyadaki zafer dolu paylaşımların ve geleneksel kıyafetli çocuk fotoğraflarının ardındaki gerçek, organizatörlerin çizmeye çalıştığı “birlik ikliminden” çok uzaktır. RodopiPress‘in haberi, dini bir huşudan ziyade bir propaganda aracı olarak işlev gören bu organizasyonun karanlık noktalarını gün yüzüne çıkarıyor.
Ani Yer Değişikliği ve Kürt’ün Rolü
Ortaya çıkan ilk soru, etkinliğin “düzensiz” bir şekilde taşınmasıyla ilgilidir. Miki Belediye Başkanı Ahmet Kürt, iftarın başlangıçta Siniki’de (Şahin) yapılacağını duyurmuşken, son anda yer Miki olarak değiştirildi. Bu hamle, sahneyi kontrol etme çabası olarak yorumlanıyor; Sayın Kürt, Türkiye’den gelen üst düzey konuklara “iş yaptığını” kanıtlamak adına sahte müftü Mustafa Trampa’yı bile gölgede bırakarak başrole soyunmuştur.
Halk Soğukta, “Resmi Zevat” Soba Başında
Organizatörlerin 1.000 kişi olduğunu iddia ettiği ancak fotoğraflarda daha kalabalık görünmeleri için ustalıkla yerleştirilen 300-350 katılımcının görüntüsü, gerekli “arka planı” oluşturmak için kullanıldı. Ancak onlara yönelik muamele eşit değildi:
-
Ayrımcılık: “Yüksek konuklar” (Başkonsolos, Kocaeli Belediye Başkanı vb.), çevrelerine özel olarak yerleştirilen tüplü sobaların sıcaklığının tadını çıkardılar.
-
Gerçeklik: Sıradan halk, dağlık bölgenin dondurucu soğuğunda ve yoğun neminde yemek yemeye terk edildi.
-
Kalite: Kitlelere sunulan yemeğin kalitesi ve menşei hakkında ciddi soru işaretleri mevcuttur; zira sunulan yemek, sergilenen gösterişle hiçbir şekilde örtüşmemekteydi.
Pomakların Kültürel “Sahiplenilmesi”
Propaganda bir kez daha bölge çocuklarını “dekor” olarak kullandı. Ancak çelişki barizdi: Çocuklar, Türk geleneğiyle hiçbir ilgisi olmayan geleneksel Pomak kıyafetleri giymişlerdi. Organizatörlerin yerel olan her şeyi “Türk” olarak adlandırma çabası, bölgenin otantik folkloruna çarpmaktadır. Fotoğraflarda, toplantının ideolojik yönelimini vurgulayan ay-yıldız sembollerinin varyasyonlarının kullanımı bile kaydedilmiştir.
Eksikler ve “Kara Para”
Yassıköy (Caner) ve Kozlukebir (Erdem) Belediye Başkanlarının yokluğu, azınlığın gayρισημη mekanizması içindeki iç dengeleri και anlaşmazlıkları ele vermektedir. Aynı zamanda, etkinliğin Türkiye’deki belediye başkanları tarafından “kara para” ile finanse edildiğine dair bilgiler, bu tür organizasyonların Ankara’nın bölgedeki etkisini sürdürme amacını taşıyan kurum dışı işlemlerin ürünü olduğu inancını güçlendirmektedir.
Sonuç: Miki’deki iftar dini bir dayanışma anı değil, İskeçe (Xanthi) dağlık bölge sakinlerinin iyi kurgulanmış bir iletişimsel istismar operasyonuydu.
İftarın Üzerindeki Milliyetçilik Mührü
“Sadece geleneksel kıyafetlerin estetiği bozulmakla kalmadı. RodopiPress‘in objektifi, ay-yıldızlı sembollerin bir varyasyonla belirgin yerlere yerleştirildiğini kaydetti. Bu seçim hiçbir şüpheye yer bırakmıyor: Miki’deki etkinliğin amacı bölgedeki Pomakların dini huşusu değil, alanın Türk propagandasına hizmet eden sembollerle mühürlenmesiydi. Bu formdaki ay-yıldız, organizasyonun ‘kimliği’ olarak işlev görüyor; Ahmet Kürt ve Kocaeli’den gelen misafirlerinin dua için değil, güç gösterisi ve dağlık İskeçe’nin ideolojik işgali için geldiklerini teyit ediyor”.





