Alantepe 2026: Rodop’ta Pomak geleneğinin planlı yozlaştırılması

Alantepe şenlikleri için geri sayım başlarken, tarihi bir kurumun açıkça yozlaştırılması yerel toplumda büyük bir öfkeye neden oluyor. Rodop dağlarının Pomak ve Alevi kültüründe köklü bir geçmişe sahip olan bu panayır, adım adım milliyetçi karakterde organize bir “Türk festivaline” dönüştürülüyor.

Bu dönüşümün merkezinde, “Ağa” kurumunun tamamen değersizleştirilmesi yatıyor. Tarihsel olarak yerel Pomakların onurunu ve geleneğini simgeleyen, ekonomik destekçi ve ortak kabul gören bir figür olan Ağa, artık basit bir siyasi piyon haline getirilmiş durumda.

2026 yılı için Pamforya köyünden Sadettin Mustafa’nın seçilmesi, yerel çevrelerce tamamen kontrollü bir tercih olarak değerlendiriliyor. Eleştirenler, Mustafa’nın bu makama getirilmesinin geleneğe hizmet etmediğini, aksine dış merkezlerin iletişim oyunlarına hizmet ettiğini ve bu yozlaşmayı meşrulaştırmak için bir “sis perdesi” görevi gördüğünü savunuyor.

Arriana Belediye Başkanı Erdem Hüseyin, yerel yönetimi belirli çıkarların bir aracı haline getirmekle suçlanarak ağır ithamların hedefinde yer alıyor. Onun bu tutumu, faaliyetlerini yakından izleyenleri şaşırtmıyor. Eylül 2025’ten hafızalarda tazeliğini koruyan görüntülerde,  Komotini Türk Başkonsolosluğu tarafından açıkça desteklenen bir etkinlikte iki Türk bayrağını öpmesi büyük tepki toplamıştı. İçişleri Bakanlığı’nın disiplin kurullarına sevk edilmesine rağmen, hala Belediye Başkanı görevini sürdürüyor!

Bu siyasi boyun eğme hareketi; yerel unsurların dışlanması, Türk dilinin mutlak hakimiyeti ve yabancı yetkililerin provokatif varlığıyla birleştiğinde, Alantepe’deki hedefin kültür değil, azınlığın zoraki Türkleştirilmesi olduğunu kanıtlıyor. Arrian Belediyesi yönetimi, şimdi, neden hemşehrilerinin tarihini ve onurunu milliyetçi amaçlar uğruna feda ettiğini açıklamak zorundadır.

Editörün Yorumu Alantepe’deki geleneksel panayırın adım adım bir dış politika ve milliyetçi propaganda aracına dönüştürülmesi, Rodop dağlık bölgesindeki en ciddi ve endişe verici olaylardan biridir. Yerel yönetimin kültürel etkinlikleri desteklemesi bir hak ve görevdir; ancak Trakya’daki Pomakların ve Alevilerin kimliğinin, Ankara’nın revizyonist gündemi lehine tamamen yozlaştırılmasına izin verilmesi kabul edilemez. Tarihi “Ağa” kurumunun kontrollü bir kuklaya dönüştürülmesi ve Yunan devletinin seçilmiş yetkilileri tarafından sergilenen kamuya açık boyun eğme gösterileri, kurumsal sapma sınırlarını zorlamaktadır. Hem Yunan devleti hem de çoğunluğu normalleşme ve özelliklerine saygı gösterilmesini isteyen azınlığın kendisi, bu yöntemlere karşı bir koruma duvarı örmelidir. Trakya, bir arada yaşama yeridir; Başkonsolosluğun yerli “yerleşik” unsurları için bir deney alanı değildir.

Kaynak: Yerel Haberler / RodopiPress Editör: RodopiPress