Selanik Aristoteles Üniversitesi (AUTH) Veterinerlik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Spiros Kretas, hastalığın ülke genelinde endişe verici boyutlara ulaştığı bir dönemde, Yunan Haber Ajansı’na (APE-MPE) yaptığı açıklamada koyun ve keçi çiçeğine karşı aşı kullanımına ilişkin ciddi çekincelerini dile getirdi.
Kretas’ın vurguladığı üzere, mevcut canlı aşılar aşılanmış hayvanlarla enfekte hayvanların ayırt edilmesine (DIVA) imkân tanımıyor. Bu durum, hastalık kontrolünde ciddi sorunlara, ticarette kısıtlamalara ve ülkenin sağlık güvenliği statüsünün kaybına yol açabilir. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin bu tür aşıların kullanımını onaylamadığını net bir şekilde belirterek, bu yöndeki senaryoları da yalanlıyor.
Resmî verilere göre, 2.500 işletmede 2.000’den fazla vaka kaydedildi; yaklaşık 470.000 hayvan itlaf edildi ve ekonomik maliyetin 350 milyon avronun üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Profesör, virüsün “hava yoluyla” yayılmadığını; esas olarak insan faaliyetleri, ihmaller ve biyogüvenlik önlemlerinin yetersiz uygulanması yoluyla yayıldığını belirtiyor.
Kretas’a göre özellikle endişe verici olan, epidemiyolojik tabloyu karmaşıklaştıran ve etkili önlemlerin planlanmasını zorlaştıran yasadışı aşılamalara ilişkin bilgiler. Soğuğun virüsü “ortadan kaldırdığı” yönündeki efsanenin de geçersiz olduğunu vurguluyor; çünkü çiçek virüsü düşük sıcaklıklarda daha iyi hayatta kalabiliyor.
Dr. Kretas, koyun ve keçi çiçeğinin sınırlandırılmasında bugün için tek etkili aracın biyogüvenlik önlemlerinin sıkı biçimde uygulanması olduğu sonucuna varıyor ve herhangi bir gevşeme ya da ihlalin “krizi sürdürdüğünü ve hayvancılık sektörünün tamamına zarar verdiğini” hatırlatıyor.





