Trakya’da Altın Madenine Hayır: İller Arası Komite’den Sert Yanıt

İller Arası Komite: Altına ve Madenlerin Rebranding Çalışmalarına “Hayır”

“Altına Hayır, Hayata Evet”: İller Arası Komite, Trakya Madenleri’nin “İletişim Oyunlarına” Yanıt Veriyor Yazan: Nikos Arvanitis

Meriç (Evros) – Rodop Altın Madenlerine Karşı İller Arası Komite, “Trakya Madenleri” Genel Müdürü Sayın L. Bakouras’ın son röportajına sert bir açıklamayla yanıt verdi. Komite, Trakya’nın “hayır” duruşunun 30 yıldır pazarlık konusu edilemez olduğunu açıkça belirtti. Komite; Doğu Makedonya ve Trakya Eyaleti, Dedeağaç (Alexandroupoli), Gümülcine (Komotini) ve Şapçı (Sappes) Belediyeleri, Ticaret Odaları ve GEOTEE gibi kurumların ezici çoğunluğu tarafından bölgenin geleceğiyle uyumsuz olduğu gerekçesiyle reddedilen bir faaliyetin, “iletişimsel olarak süslenmeye” çalışıldığını ifşa etti.

Aynı Toksik Maddelerle “Rebranding”

İller Arası Komite, terminolojinin “altın madeni” yerine “madencilik-metalurji projesi” olarak değiştirilmesinin sadece bir marka yenileme (rebranding) taktiği olduğunu vurguladı. Komiteye göre bu durum gerçeği değiştirmiyor: Siyanür kullanımı ve ormanlık alanların yok edilmesi tehdidi devam ediyor.

Şirketin “Efsaneleri” Çürütülüyor

Komite, sürdürülebilirlik iddialarını tek tek çürüttü:

  • Kuru Atık Depolama: Bu yöntemin toksik atıkları ortadan kaldırmadığı, aksine rüzgar yoluyla gıda zincirine karışabilecek toza dönüştürdüğü belirtildi.

  • Su Kıtlığı: Trakya ve Meriç bölgesinin, halihazırda zor durumda olan yer altı su kaynaklarını daha da tüketecek su yoğun bir faaliyeti kaldıramayacağı ifade edildi.

  • Çevresel İzleme: Sensörlerin felaketi önlemediği, sadece yıkımı gerçek zamanlı olarak kaydettiği vurgulandı.

  • Restorasyon: Toprağa yapılan şiddetli müdahalenin ve devasa çukurların açılmasının geri döndürülemez bir tahribat olduğu hatırlatıldı.

Müşteri İlişkileri ve “Sosyal İzin”

Şirketin Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) faaliyetlerine yönelik eleştiriler oldukça sertti. Komite, bağışlar yoluyla yerel halkın hoşgörüsünün satın alınmaya çalışıldığını ve “müşteri ilişkileri” kurulduğunu iddia etti. Ayrıca, şirket tarafından finanse edilen akademisyenlerin projenin çevresel etkileri hakkında görüş bildirmesinin tarafsızlık ilkesine aykırı olduğu sorusu gündeme getirildi.

“Trakya sömürülecek bir arsa değil, çocuklarımıza temiz bir şekilde devretmek istediğimiz vatanımızdır” ifadesiyle sona eren açıklamada, vatandaşlar Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna karşı sürekli teyakkuzda olmaya çağrıldı.


Διανομαρχιακή Επιτροπή: «Όχι» στον χρυσό και στο rebranding των Μεταλλείων

Facebook
Twitter
Email