Yunanistan Dışişleri’nden Ankara’ya: “ Trakya’daki azınlık dini niteliktedir – Tam eşitlik ve vatandaşlık hakları sağlanmaktadır”
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Trakya’daki Müslüman azınlığın statüsünü çarpıtmaya yönelik yeni girişimlerine sert ve net bir açıklamayla yanıt verdi. Atina, uluslararası hukuku ve Avrupa müktesebatını hatırlatarak, Türkiye’den gelen tekrar eden açıklamaların hukuki sonuç doğurmadığını vurguladı.
“Gerilim söylemine” yanıt
Açıklama, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın, “İskeçe Türk Birliği”nin 99. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı paylaşımın ardından geldi. Söz konusu paylaşımda “Türk azınlık” ve “haklı mücadele” ifadeleri kullanılmış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına seçici şekilde atıfta bulunulmuştu.
Yunanistan’ın açıklamasındaki temel noktalar:
- Lozan Antlaşması: Yunanistan, antlaşmanın azınlığın karakterini açık biçimde dini olarak tanımladığını vurguladı.
- Avrupa Hukuk Devleti: Ülkenin, anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde hareket ettiği belirtildi.
- Eşitlik ve vatandaşlık: Azınlık mensuplarının Yunan vatandaşı olarak tam eşit haklara sahip olduğu ve dini ile kültürel özelliklerinin korunduğu ifade edildi.
- Güven ortamı: Bu tür açıklamaların iki ülke arasında güven ve iyi komşuluk ilişkilerine zarar verdiği kaydedildi.
Daha geniş jeopolitik çerçeve
Bu yeni gerilim, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Yunanistan-Kıbrıs-İsrail iş birliğini eleştirerek “savaş riski” uyarısında bulunmasından kısa süre sonra yaşandı.
Atina yönetimi, dış politikasını bağımsız şekilde belirlediğini ve dış müdahaleleri kabul etmediğini daha önce de açıkça ifade etmişti. Türk tarafının açıklamalarının, bölgesel istikrarsızlığın arttığı bir dönemde yapay gerilim yaratma çabası olduğu değerlendiriliyor.
Resmi açıklamadan alıntı
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Lozan Antlaşması, Batı Trakya’daki azınlığın niteliğini açıkça dini olarak belirlemektedir. Yunanistan bir Avrupa hukuk devleti olarak anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde hareket eder. Azınlık mensupları Yunan vatandaşı olarak tam eşitlik ve vatandaşlık haklarından yararlanır. Bu tür tekrar eden açıklamalar ne hukuk yaratır ne de güven ortamına katkı sağlar.”
Değerlendirme
Yunanistan’ın bu son yanıtı, Ankara’nın Batı Trakya’yı bir baskı unsuru olarak kullanma çabalarına karşı kurumsal bir duruş olarak değerlendiriliyor. Atina’nın vurguladığı “eşitlik” ve “vatandaşlık hakları”, bölgedeki günlük yaşamın bir parçası olarak sunuluyor.
Özellikle bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, Batı Trakya’da istikrarın korunması ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalınması, Atina tarafından tek gerçekçi ve sürdürülebilir yol olarak görülüyor.





