“Geleneklere Saygı Göstermedi”: Türk Konsolosu Olumsuz Yorumların Merkezinde

Kasım ayının sonuna yaklaşırken, Trakya’daki Bektaşi–Alevi topluluğu, dışa dönük bayram döngüsünden kışın manevi içe kapanma dönemine geçişin eşiğinde bulunuyor. Ayın başında Mürsel Bali Baba Kurbanı’nın ardından tarım faaliyetlerini tamamlayan topluluk, şimdi Seyyid Ali Sultan merkez tekkesinde gerçekleştirilen “Birlik” kurbanıyla açık hava dini ritüellerinin tamamlanma evresine giriyor. Bu dönem, türbelerdeki kamusal törenlerin kapanışını ve “kışın kalbine” girişle birlikte dini pratiklerin cem evlerine taşındığı süreci simgeliyor; burada Cem törenleri yapılmakta ve yeni üyeler kabul edilmektedir.

Bu mevsimsel ve törensel bağlam içinde, Soufli bölgesinin en eski ve karakteristik adaklarından biri olan “Taşçı Baba” kurbanı (Taşçı Baba Türbesi kurbanı) için Mesimeri köyünde düzenlenen yıllık tören de yer alıyor. Mütevazı bir zanaatkâr–azizin anısına bağlı bu tören, halk dindarlığı ile toplumsal dayanışma arasında köprü işlevi görmekte ve köyün kolektif hafızasını canlı tutmaktadır.

Bu yılki tören 29 Kasım’da gerçekleştirildi ve çevre köylerden çok sayıda inanan ile yerel halkı bir araya getirdi. Atmosfer, bir döngünün tamamlanmasına işaret eden bir nevi kapanış niteliğindeydi; insanlar Taşçı Baba’nın türbesine yönelik geleneksel ziyareti gerçekleştirmek ve topluluk tarafından hazırlanan yemeği paylaşmak üzere alana geldiler.

RodopiPress’in de takip ettiği bu dini–folklorik etkinlik sırasında, alandan geçenler arasında Türk Konsolosu, yanındaki bazı filo-konsüler azınlık temsilcileri ve aralarında İbrahim Şerif’in de bulunduğu küçük yerel aktörler yer aldı; İbrahim Şerif, yalnızca Rodop ilinde değil, Evros ilinde de devletin hoşgörüsüyle serbestçe dolaşabilmektedir. Filo-konsüler çevreler, sosyal medya paylaşımlarında “törene Türk Konsolosu Aykut Ünal, (sözde) Gümülcine müftüsü İbrahim Şerif ve azınlık temsilcilerinin katıldığını, Tanrı rızası için yapılan bağış ruhunun vurgulandığını” ileri sürdüler.

Ancak yerindeki görüntü, bu “resmî” anlatımlardan ciddi biçimde farklıydı. Konsolos Ünal ve eşi, İbrahim Şerif ve beraberindekilerle birlikte ayrı bir noktaya oturdu; Yunan makamları ise Konsolosla mesafe korudu. Ardından Konsolos ve heyeti, yemeğin dağıtımından önce alandan ayrıldı. Bu hareket, masalarına oturmuş olan köylüler tarafından “töreni onurlandırmayan” ve kimi gözlemcilere göre “incitici” bir davranış olarak yorumlandı; zira ortak sofraya katılım, adak geleneğinin temel unsurudur.

Aynı zamanda, yerel Yunan kurum temsilcileri törene düzenli biçimde katıldı. Katılanlar arasında Soufli Belediye Başkan Yardımcısı Dimitrios Darousis bulunuyordu. Doğu Makedonya–Trakya Bölgesi Ekonomi, Kültür ve Gönüllülük Başkan Yardımcısı Fani Bacharidou ise alana daha geç geldi; bu nedenle Konsolosla yolları kesişmedi — pek de zor olmadı zira Konsolos oldukça erken ayrılmıştı.

Tören ve kurban ritüeli sorunsuz şekilde tamamlandı; ortak yemek dağıtıldı, iyi dilekler paylaşıldı ve etkinlik Mesimeri topluluğunun yıllık açık hava ritüellerinin sonunu işaretledi. Manevi hayatın kış mevsiminde kapalı mekânlara taşındığı bu dönemde, Taşçı Baba kurbanı —tüm politik gölgelere rağmen— köy halkı için derin bir gelenek ve toplu hafıza sütunu olarak varlığını korudu.

*Taşçı Baba: İşçilerin, ustaların ve topluluğun “koruyucu azizi”; Mesimeri’de türbesi bulunan ve yıllık kurban geleneğiyle güçlü halk inancı ve ritüel temsiliyete sahip bir figürdür.