Gümülcine’deki çiftçi eyleminde siyasi bir tezat ve yönetimsel yetersizlik tablosu sergilendi. Birincil Sektörden Sorumlu Eyalet Başkan Yardımcısı Rıdvan Hacımemet, traktörlerin yanında görünerek çiftçilerin mücadelesini “fiilen desteklediğini” belirtip krizi genel ifadelerle “siyasilere” bağlasa da, Doğu Makedonya ve Trakya’nın (DAMT) gerçekleri kendisini en acı şekilde yalanlıyor.
RodopiPress olay yerindeydi ve Rodop Hayvan Besicileri Derneği Başkanı Sayın Dimitris Grigoriadis’in huzurunda, Sayın Hacımemet’e o can alıcı soruları yöneltti.
Hendek İtirafı ve “Su Yoktu” Bahanesi Sayın Hacımemet, samimi bir tavır sergilese de, bölgemizdeki 17 dezenfeksiyon hendeğinin işlevsiz olduğunu kabul etti. Ancak sorumluluğu tamamen Merkezi Yönetime ve su tedariği eksikliği gibi teknik sorunlara yıkmaya çalıştı. İşte burada, Hristodoulos Topsidis yönetimini zor durumda bırakan büyük siyasi soru ortaya çıkıyor:
-
Eğer sorun bölgenin biyogüvenliği için su eksikliği idiyse, Eyalet mekanizması neden derhal harekete geçmedi?
-
Noktalara su sağlamak için neden Silahlı Kuvvetler veya İtfaiye’den yardım istenmedi?
-
DAMT yönetimi etkinliklere, şenliklere ve panayırlara milyonlarca avro harcayabilirken, hastalığın giriş kapısı olan sınırları (Nimfea/Makas) ve yol akslarını koruyacak birkaç su tankerinin asgari maliyetini karşılamaktan nasıl aciz kalır?
Yıkımın Kronolojisi Bu tedbirlerin başarısızlığı teorik değil, kaybedilen servetlerle ölçülmektedir. Tarım Bakanlığı ve yetkili bilimsel komitelerin verilerine göre, Ağustos 2024’ten 23 Kasım 2025’e kadar ülke genelinde 423 binden fazla hayvan, koyun çiçeği hastalığı protokolleri kapsamında itlaf edilmiştir. Doğu Makedonya ve Trakya’da ise Eylül 2025 verilerine göre 117.000’den fazla hayvan itlaf edildi. 20 Ağustos’tan itibaren koyun çiçeği hastalığı, 220’den fazla odak noktasıyla DAMT bölgesini kasıp kavurmaktadır. Şu anda 150 yetiştirici ailesi krizden doğrudan ve dolaylı olarak etkilenmiş durumda; üstelik otlak, yem ve süt üretimiyle bağlantılı desteklemelerini de henüz alamadılar.
“Yasadışı” Şenlikler ve İhlaller Konusunda Sessizlik RodopiPress’in, toplanma yasağı mevzuatı ihlal edilirken yönetimin ne yaptığına dair ısrarlı soruları karşısında Sayın Hacımemet sessizliğini korudu. Şu konularda hiçbir cevap verilmedi:
-
Yetkililerin burnunun dibinde gerçekleştiği iddia edilen yasadışı hayvan sevkiyatları.
-
Salgın ortasında, (Hehros ve Alan Tepe gibi yerlerde) genellikle siyasi figürlerin katılımı ve hizmet birimlerinin müsamahasıyla düzenlenen kitlesel etkinlikler ve panayırlar.
-
Dezenfeksiyon hendekleri boşken, Sayın Başkan Yardımcısı’nın sık sık temaslarda bulunduğu ve fotoğraf verdiği “konsolosluk yanlısı” çevrelerle ilişkiler.
Savcı ve Yassıköy (Iasmos) Skandalı Durum artık siyasi çatışma sınırlarını aşıp Yargı’nın alanına girmiştir. Yargıtay (Areios Pagos) Savcısının talimatıyla başlatılan acil soruşturma tam da bunu, tedbirlere kimin uymadığını araştırmaktadır. Aynı zamanda, Yassıköy’deki yasadışı hayvan mezarlığı skandalı, Eyalet ve Veterinerlik Hizmetlerinin uyarılarımıza rağmen henüz ikna edici cevaplar veremediği bir “sağlık bombası” olarak kalmaya devam ediyor.
Sonuç Eylemlerde boy göstermek ve sözlü “destek” vermek kolaydır. Ancak Rodop kırsalının insansızlaşmasının sorumluluğu, biyogüvenliği uygulamakla yükümlü olup bunun yerine halkla ilişkileri tercih edenlerin omuzlarındadır. Hristodoulos Topsidis yönetiminin birincil sektöre desteği, traktör ziyaretleriyle değil; üretimin etkin bir şekilde zırhlandırılması, zamanında bilgilendirme ve şeffaflıkla ölçülür; ki bu alanlarda Eyalet yönetimi ve Sayın Hacımemet sınıfta kalmıştır.





