Cuma sabahının erken saatlerinde bir provokasyon olarak başlayan vandalizm vakası, Ksanti’nin Averof ve 28. Oktovriou caddelerinin kesiştiği noktada bulunan Hürriyet Camii merkezli, siyasi emeller barındıran ifşa edici bir perde arkasına dönüştü. RodopiPress, Türk Başkonsolosluğu’nun ve paralel yapı temsilcilerinin tutumunu gözler önüne seren olayları adım adım kaydetti.
Provokasyonun Günlüğü
Cami duvarındaki sloganın varlığı öğrenilir öğrenilmez, yasal makamların harekete geçmesi yıldırım hızında oldu. Olay yerine derhal Ksanti Müftü Naibi, Ksanti Cami Mütevelli Heyeti (DEMP) Başkanı ve güçlü polis kuvvetleri ulaştı. Müftü’nün denetiminde ve Mütevelli Heyeti’nin koordinasyonuyla, hasarın tamamen giderilmesi çalışmalarına hemen başlandı.
«Garip» Haç Sembolü
Sembolün yerinde incelenmesi sonucunda kritik bir sonuca varıldı: Çizilen haç oldukça gariptir ve geleneksel Yunan Ortodoks Haçı ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu alışılmadık teknik, görsel olarak Ortodoks geleneğini bilenleri “yadırgatan” bir sembol kullanarak yapay bir gerginlik yaratmak isteyen çevrelerin kasıtlı bir eylemi olduğu değerlendirmesini güçlendiriyor.
Konsolosluk «Lockout»u ve Cemaatin Engellenmesi
Sözde müftü Mustafa Trampa, Türk Başkonsolosu ve Hüseyin Baltacı’nın (DEB Partisi ve diğer paralel yapı temsilcileri) gelişiyle durum başka bir boyuta taşındı. Rapora göre:
-
Resmi Müftü’nün alanda olduğunu fark eder etmez, yukarıda adı geçen kişiler kendilerini camiye kilitlediler.
-
Bu hareketin sonucunda, ibadet için gelen tüm cemaatin içeri girmesi engellendi.
-
Resmi Müftü dışarıda kalarak onarım çalışmalarını denetlerken, akıllara şu haklı soru geliyor: Başkonsolos hangi hakla camiye kapanıp resmi Müftü’nün ve inananların içeri girmesine izin vermedi?
Kurumsal Cevap: Metropolitlik ve Devlet
Yunan devleti ve yerel kilise anında tepki vererek her türlü bölünme çabasını pratikte boşa çıkardı:
-
Ksanti Metropolitliği: Sayın Metropolit Panteleimon, vandalizm olayını duyar duymaz Ksanti Müftülüğü’ne giderek bölgedeki barışçıl bir arada yaşamı fiilen teyit etti.
-
Eğitim Bakanlığı: Din İşleri Genel Sekreteri, olayı kınayan bir basın bülteni yayımladı.
-
Hukuki İşlemler: Ksanti Cami Mütevelli Heyeti Başkanı, gerekli işlemler için Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu.
Ksanti Müftülüğü’nün Açıklaması
Birlik atmosferi içinde resmi Ksanti Müftülüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kimsenin barışçıl bir arada yaşamı baltalamasına izin vermeyeceğiz. Şehrimizin camileri, buraları barış ve saygı içinde ziyaret eden herkese aittir. Vatanımızın makamlarına güvenimiz tamdır.”
Sonuç
Hasarın Mütevelli Heyeti tarafından hızla onarılması ve Müftülük ile Metropolitliğin kurumsal duruşu provokasyonu etkisiz hale getirdi. Ancak, ibadet alanını siyasi bir çatışma alanına dönüştürmeyi seçen ve Müslüman inananların bile camiye girişini engelleyen Başkonsolosluk ve paralel yapı temsilcilerinin (DEB) tutumu olayın kara lekesi olarak kalmaya devam ediyor.

Trakya: Bir Milletvekili Derin Yapıların “Basın Ofisi” Haline Geldiğinde
Yazan: Nikos Arvanitis
İskeçe’deki Hürriyet Camii’ne yönelik son vandalizm eylemi, marjinal bir olayın kınandığı sıradan bir asayiş haberi olabilirdi. Ancak, Yeni Sol (Nea Aristera) Rodop Milletvekili Özgür Ferhat ile BTTADK’nın sözde “Müftüsü” Mustafa Trampa’nın açıklamalarının paralel okunması, basit bir siyasi duruşun ötesine geçen kurumsal bir kaymayı gözler önüne seriyor. Bu bir tesadüφ değil; tam bir söylem και strateji uyumudur.
1. Tek Dil, Tek Karar Merkezi
İki metin arasındaki benzerlik terminoloji çekirdeğinden başlıyor. Hem Sayın Ferhat hem de Sayın Trampa, “Müslüman Azınlık” şeklindeki anayasal gerçekliği görmezden gelerek “Batı Trakya Türk Azınlığı” anlatısını benimsiyor. Trampa için bu terim, paralel bir yapıyı dayatmanın aracıdır. Ancak Milletvekili Ferhat için bu terminolojiyi kullanmak, Yunanistan Anayasası’na sadakat yemini etmiş bir vekil olarak uluslararası antlaşmalara (Lozan) doğrudan meydan okumaktır.
2. “Savaş İklimi” İnşası
İfadelerin analizi ortak bir hedefi ortaya koyuyor:
-
Bir Kimlik Belgesi Olarak “Provokasyon”: Her iki isim de, resmi kurumların (Müftülük, Vakıf İdaresi) anında müdahale ederek temizlediği bir olayı büyütmek için “provokasyon” (provokasyon) terimini kullanıyor.
-
Ramazan’ın Araçsallaştırılması: “Mübarek Ramazan ayı” vurgusunun aynen kopyalanması, azınlığın duygusal olarak harekete geçirilmesi için bir kaldıraç görevi görüyor.
-
Makamların Hedef Alınması: Trampa genel olarak “yetkili makamlardan” ceza talep ederken, Ferhat doğrudan Bakan Sayın Hrisohoidis’i işaret ederek bir vandalizm vakasını Atina’ya yönelik merkezi bir siyasi şantaja dönüştürüyor.
3. Karşılaştırmalı Analiz Tablosu: Tek Hat, İki Ses
| Karşılaştırma Noktası | Mustafa Trampa’nın Açıklaması | Özgür Ferhat’ın Açıklaması |
| Eylemin Tanımı | “Menfur eylem” (Abominable act) | “Faşist unsurlar tarafından planlanmış saygısızlık” |
| Dini Çerçeve | “Özellikle Ramazan ayında” | “Mübarek Ramazan ayının ortasında” |
| Hedefleme | “Toplumsal hassasiyetleri hedef almış” | “Uyumlu bir arada yaşamayı bozmaya çalışıyor” |
| Kriz Terminolojisi | “Provokasyon niteliği taşıdığı” | “Bir başka provokasyon teşkil etmektedir” |
| Makamlardan Talep | “Faillerin tespit edilip cezalandırılması” | “Bakan Hrisohoidis’i inisiyatif almaya çağırıyorum” |
| Saha Gerçekliği | Lockout: Camide kilitli kalarak cemaati engelledi. | Lockout: Kurum dışı eylemi destekleyerek kapatmaya katıldı. |
Sonuç
Özgür Ferhat’ın açıklaması, Mustafa Trampa’nın bildirisinin siyasi tercümesinden başka bir şey değildir. Bu uyum, talimatın aynı merkezden verildiğini ve amacın Trakya’da yapay bir krizi sürdürmek olduğunu kanıtlıyor. Milletvekili, derin yapıların etkisine karşı bir barikat olmak yerine, bu yapıların resmi taşıyıcısı haline gelerek bölgenin kurumsal zırhını ve toplumsal huzuru baltalamaktadır.
Ξάνθη: Το χρονικό μιας προμελετημένης έντασης – Ποιοι και γιατί κλειδώθηκαν μέσα στο Τέμενος Χουριέτ





